Türkiyem Tv

AkhisarsporMKE AnkaragücüAytemiz AlanyasporAntalyasporİstanbul BaşakşehirBeşiktaşBursasporErzurum BBÇaykur RizesporFenerbahçeGalatasarayGöztepeKasımpaşaKayserisporAtiker KonyasporTrabzonsporDemir Grup SivassporYeni Malatyaspor

EDİZ BAHTİYAROĞLU’NUN İBRETLİK HAYAT HİKAYESİ

EDİZ BAHTİYAROĞLU’NUN İBRETLİK HAYAT HİKAYESİ
53 views
05 Ocak 2019 - 10:38

Kalp krizi sonucu 26 yaşında vefat eden Ediz Bahtiyaroğlu’nun geçtiğimiz günlerde doğum günüydü…

Ediz bugün yaşasaydı 33 yaşında olacaktı. En büyük hayali ’de oynamaktı…

Ediz 5 Eylül 2012 tarihinde hayata veda etti. ’da dünyaya gelen Ediz kariyerinde Ankaraspor, , Bucaspor ve Eskişehirspor formaları giydi. Boşnak kökenli Ediz statüsünde oynuyordu.

Ediz’in babası duygusal bir yayımladı.

”Babam gidiyoruz dediğinde 13 yaşındaydım. Evim diye bildiğim toprakları bırakıp, ’ye doğru yola çıktık. Türkçe bilmiyorum ki, okula nasıl gideceğim? diye düşünüyordum. Babamın çok fazla parası yoktu. Okula gitmek yerine bir fabrikaya girdim. Artık işçiydim. Yıllar geçti. Ayten’i tanıdım. Hala işçiydim, hayat hala zordu. Evlendik ve üç çocuğumuz oldu. Çocukların hepsi güzel olur da nedense en küçük olan hep daha farklı bir yere konur ya, işte bizim ufaklık da bir başkaydı. Daha annesinin karnındayken bile rahat durmuyordu. Benim diyen forvet öyle tekme yememiştir, Ayten’in yediği kadar. Yani 9 ay boyunca bir hakem olsa yanımızda, her gün çift sarıdan kırmızıyı yerdi. Bak hanım, senin oğlun bu gidişle futbolcu olur demiştim.

Ayten’i doğum için SSK’ya götürdüm. Bembeyaz tenli, renkli gözlü, 4 kilodan ağır bir bebek olarak dünyaya geldi. Ayten’de yediği tüm tekmeleri unuttu gitti. çağı gelince, okula gönderdik ama aklı fikri topta. Ben de gençken oynadım ama bu bir başka. Gözü topundan başka bir şey görmüyor. Mahalle arasında oynuyor, gürültüden dolayı hep komşulardan şikayet alıyoruz. Mahallenin gençlerinin oluşturduğu bir takımı varmış. Gitmiş o kulübe girmiş. Akşam eve geliyorum, oğlan kan ter içinde, su gibi olmuş, sobanın yanında ısınıyor. Annesi tuvalette çamurlu ayakkabılarını yıkıyor. Diğer çocuklarıma bakıyorum, hep ders çalışıyorlar. Bu daha kitaplarının kapağını açmamış. Kitaplar kullanılmadığı için öylesine yeni duruyor ki, her senenin sonunda o kitapları satıp, kendisine harçlık yapıyor. 10 yaşına gelince tutturdu beni seçmelere götürün diye. Ayten ona zaten hiç kıyamaz. O ne isterse yapar. Ertesi gün dolmuşa binip, şehrin süper ligde oynayan takımının seçmelerine gittiler. Annesi anlattı, binlerce çocuk varmış. Onların arasından bizimkini seçmişler.

– İsmail görmeliydin halini. Dolmuşa bindik eve geri dönüyoruz, sevinçten yerinde duramıyordu.  Anneciğim sana söz veriyorum, seni saraylarda yaşatacağım dedi bana.

– Altyapıda para da vermiyorlar. Nasıl göndereceğiz forması, eşofmanı, dolmuş parası.

– Ses etme İsmail. Allah büyük, yaparız bir şeyler.

Benden gizli gizli annesiyle gidip, taksitle krampon almışlar. Ev ile antrenman yapılan yer arası 10 km mesafe var. Hergün yürüyerek gidiyor. Soğukta elleri, yüzü morarmış biçimde geri geliyor. Çocuk sıcak bir banyo yapacak, tüp bitecek diye şofbeni bile açmıyorlar. Diğer taraftan, Ebru ile Engin’in dershanelerine para yetiştirmeye çalışıyoruz. Ayten her akşam, onun kıyafetlerini yıkayıp, sobanın yanında kurutuyor ki, sabaha hazır olsun. Bu çile 5 sene boyunca sürdü.

Erkek Lisesi’ne giderken bir gün öğretmeni annesini çağırdı. “Hanımefendi, bu çocuğun kafası boş, bundan birşey olmaz” dedi. Hepimiz biliyorduk onun futboldan başka hiçbir şeye ilgisinin olmadığını. Zaten o yılın sonunda ilk profesyonel imzasını da attı. 100 milyon lira verdiler. 10 lirasını cebine koymuş, 90 lirasını annesine vermiş. Ayten de gitmiş, 90 lirayla oğlu güçlensin, toplara daha iyi vursun diye et almış, muz almış. Nerede pahalı şey var, gidip almış, gelmiş mübarek.

Bir süre sonra ’dan transfer teklifi geldi. Annesi ağladı etti ama kendisiyle aynı kulüpteki iki arkadaşıyla birlikte ’ya gittiler. Daha 16 yaşındaydı. İki arkadaşı yapamamışlar dönmüşler. Bizimki her akşam yorganın altına girip, anneciğim, babacığım diye ağlıyormuş. Annesiyle telefonda konuşmuş. Annesi “istersen dön yavrum” demiş. “Sizin için kalıyorum. Para kazanmam, sizi rahat yaşatmam lazım” diye cevap vermiş.

O sene 2 milyar para kazandı. Hepsini bize gönderdi. Tıpkı öldüğü güne kadar yaptığı gibi. Ve bugün, sahip olduğumuz her şeyi ona borçluyuz. En son aldığı arabayı bile annesinin üzerine yapmış. Evladın hayırlısını yetiştirmişiz.

O gidiyorum dediğinde 26 yaşındaydı. Onu transferin son günü, cennete transfer ettik.

Umarım oralarda bir yerlerde, taksitle krampon satılıyordur.”

Ediz Bahtiyaroğlu’nun Babası

 

 

 

# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P